Bir Hikaye ''Aynadaki''
Bir sabah uyandı kadın, aynadaki aksine baktı.... Ağlamaklı , altları
morarmış gözleri, alnında çizgileri,yüzünde lekeri,saçları darmadağın
olan ,bu kadında kimdi?
''Merhaba''
dedi aynadaki
Kadın: _____________(sustu)
Aynadaki: korkma benden ben senin içindeki öbür benim
Kadın: (şaşkın ve korkmuş bir ifadeyle) me me mer haba (dedi sesi titreyerek)
Aynadaki: (gülümseyerek elini kadının saçlarında gezdirdi)
İçini şimdiye kadar hiç hissetmediği bir huzur kapladı kadının, gözlerini kapadı,aynadakine bıraktı kendini...
Aynadaki fısıldayarak;gel dedi bizim tarafımıza, senin yarattığın benim yaşadığım dünyamıza gidelim.
.............................
Gözlerini açtı kadın,ne kadarda karanlıktı burası, sağanak şeklinde yağmur yağıyordu. Ya ağaçlar? Ağaçlar neden kuruydu böyle ? Hem de onca yağmura ,rağmen...
Omuzunda bir el hissetti, arkasına döndü baktı.Bu aynadakiydi... Ondan biraz daha uzun ve zayıftı, üzerinde siyah uzun biraz eskimiş bir elbise vardı...
Kadın:Neden bu kadar karanlık burası? Yoksa burada henüz gece mi ? Sabah ne zaman olacak?
diye sordu.
Aynadaki: (gülümseyerek) Burada hiç sabah olmaz ki, güneş de doğmaz ve yağmur hiç durmaz....
Kadın: Ama neden, nasıl?
Aynadaki:Bunu bana değil, kendine sor.Bu senin yarattığın dünyan.Doğarken başladın oluşturmaya, önceleri güneş vardı,rengarenk çiçekler, çeşit çeşit ağaçlar,bitkiler....Ben de böyle değildim, böyle soluk bir yüzüm yoktu, ve ağlamaklı gözlerim. (başını öne eğdi)
Kadın:Neden seni hiç görmedim daha önce, ya da burayı?
Aynadaki:, Ben hep vardım ama beni görmek istemiyordun, senin korkularınım ben, üzüntülerin,kaçamakların,bilinç altında kimseyle paylaşmadığın gerçeklerinim ben ve bu dünya...
Sen gülersin güneş doğar,kızarsın şimşek çakar,korkarsın ,
kaçarsın, karanlık çöker... Şimdiye kadar, güneşli,yağmurlu,karanlık,aydınlık çok günler oldu burada...Bir sene öncesine kadar....
Hatırladın mı bir sene önce ne olmuştu?
Kadın: Düşünüyorum, ama....Hayır hatırlayamıyorum, hiç bir şey hatırlayamıyorum eskiye dair, sadece bir acı hissediorum...
(ağlamaya başlar)Kadın ağladıkça yağmur hızlanır ,fırtına başlar.
Aynadaki: Yapma lütfen, durmalısın.Anladın mı şimdi ? Bak dünyamızı yok ediyorsun, herşeyi yok ediyorsun, kendinle birlikte beni de
öldürüyorsun...Ölüyoruz hepimiz anlasana!!! Eğer çaba göstermezsen yok olacağız, ne kadar zamandır gülmüyorsun farkında mısın? Ve ne kadar zamandır
ağlıyorsun?
En son ne zaman doğru düzgün yemek yedin, dans ettin? En son ne zaman aşık oldun?
Kadın sendeler, aynadaki onu tutar biraz ilerideki bir kayanın üzerine otururlar.
Aynadaki:Bu son şansın, yaşama geri dönmen gerekiyor,güçlü olmalısın.Bir sene önce kalbin öyle çok acıdıki, karanlık çöktü, öyle çok
ağlıyorsunki o günden beri bir dakika bile yağmur durmadı...Sen yağmuru hep severdin bilirim,senin tarafında yağmur yağdığında ,ıslanmak için nasılda
atardın kendini dışarı, o günlerde mutluydun ama...
Sonra bir gün yağmur yağıyordu, sen ıslanmak istemedin, onunla ağlamaya başladın yağmura tutundun,
hiç bitmesin istedin yağmur, gözyaşlarınla beraber aksın istedin,korkularını gömdün yağmura, kendini yaşamdan soyutladın, etrafına bir duvar ördün,yağmurla yaşamaya başladın, ya da ölmeye mi demeliyim? Hep yağmur yağdı sen ıslanmadın, bak benim dünyamda da yağıyor ıslanıyor musun?
Kadın: (yeni farkederek) gerçekten ıslanmıyorum (der)
Aynadaki:Şimdi geri dön diğer tarafa, yeniden başla yaşamaya, yağmurda ıslanmaktan korkmadan,hatıraların ardına gizlenmeden,güçlü
gözükmeye çalışarak değil, güçlü olarak devam et yaşamaya.Sen güçlü ol , mutluluğu yakalamaya çalış ki, güneş tekrar doğsun dünyamıza...Beni hep hatırla
ama asla görme.Haydi kapa gözlerini geri dönme zamanı.
Kadın gözlerini kapar, açtığında aynanın karşısındadır,yüzünü yıkar,saçlarını tarar, bir rüya gördüğünü düşünür ama hayata bağlanmaya karar verir.Masasına gider bir kağıt çıkarır aynadakini, bu yaşadıklarını unutmamak için, aynadakini ve yağmuru kağıda döker:
Neydi beni yaşama bağlayan
Ve neydi tekrar koparan
Ben bir nilüferdim bir zaman
Yağmura tutunup rüzgarla savrulan
Mağrur gururlu ve sağlam adımlar atan
Ben sevdalı sulara düşen yapraktım
Yağmur yağdığında kokan topraktım
Ağlardım ama kendime acımazdım
Bu gün aynadaki aksimle tanıştım
Diğer boyuttaki dünyama karıştım
Anladım ki yalnızlığa alıştım
Ölüme ilk kez bu kadar yaklaştım
Yenilmedim azraille yarıştım
Döndüm korkularımla yüzleştim
Aynadakiyle benzeştim....
Bilmiorum ben mi oydum, o mu bendim?
Kadın dışarı bakar, yağmur yağmaya başlar, hemen dışarı çıkar başını yukarı kaldırır, gülerek yağmurda ıslanır, ayakkabılarını çıkarır, çı.plak ayak koşar,
koşar,koşar...
Umut dolu dünyasına ilk adımlarıdır bunlar....
''Merhaba''
dedi aynadaki
Kadın: _____________(sustu)
Aynadaki: korkma benden ben senin içindeki öbür benim
Kadın: (şaşkın ve korkmuş bir ifadeyle) me me mer haba (dedi sesi titreyerek)
Aynadaki: (gülümseyerek elini kadının saçlarında gezdirdi)
İçini şimdiye kadar hiç hissetmediği bir huzur kapladı kadının, gözlerini kapadı,aynadakine bıraktı kendini...
Aynadaki fısıldayarak;gel dedi bizim tarafımıza, senin yarattığın benim yaşadığım dünyamıza gidelim.
.............................
Gözlerini açtı kadın,ne kadarda karanlıktı burası, sağanak şeklinde yağmur yağıyordu. Ya ağaçlar? Ağaçlar neden kuruydu böyle ? Hem de onca yağmura ,rağmen...
Omuzunda bir el hissetti, arkasına döndü baktı.Bu aynadakiydi... Ondan biraz daha uzun ve zayıftı, üzerinde siyah uzun biraz eskimiş bir elbise vardı...
Kadın:Neden bu kadar karanlık burası? Yoksa burada henüz gece mi ? Sabah ne zaman olacak?
diye sordu.
Aynadaki: (gülümseyerek) Burada hiç sabah olmaz ki, güneş de doğmaz ve yağmur hiç durmaz....
Kadın: Ama neden, nasıl?
Aynadaki:Bunu bana değil, kendine sor.Bu senin yarattığın dünyan.Doğarken başladın oluşturmaya, önceleri güneş vardı,rengarenk çiçekler, çeşit çeşit ağaçlar,bitkiler....Ben de böyle değildim, böyle soluk bir yüzüm yoktu, ve ağlamaklı gözlerim. (başını öne eğdi)
Kadın:Neden seni hiç görmedim daha önce, ya da burayı?
Aynadaki:, Ben hep vardım ama beni görmek istemiyordun, senin korkularınım ben, üzüntülerin,kaçamakların,bilinç altında kimseyle paylaşmadığın gerçeklerinim ben ve bu dünya...
Sen gülersin güneş doğar,kızarsın şimşek çakar,korkarsın ,
kaçarsın, karanlık çöker... Şimdiye kadar, güneşli,yağmurlu,karanlık,aydınlık çok günler oldu burada...Bir sene öncesine kadar....
Hatırladın mı bir sene önce ne olmuştu?
Kadın: Düşünüyorum, ama....Hayır hatırlayamıyorum, hiç bir şey hatırlayamıyorum eskiye dair, sadece bir acı hissediorum...
(ağlamaya başlar)Kadın ağladıkça yağmur hızlanır ,fırtına başlar.
Aynadaki: Yapma lütfen, durmalısın.Anladın mı şimdi ? Bak dünyamızı yok ediyorsun, herşeyi yok ediyorsun, kendinle birlikte beni de
öldürüyorsun...Ölüyoruz hepimiz anlasana!!! Eğer çaba göstermezsen yok olacağız, ne kadar zamandır gülmüyorsun farkında mısın? Ve ne kadar zamandır
ağlıyorsun?
En son ne zaman doğru düzgün yemek yedin, dans ettin? En son ne zaman aşık oldun?
Kadın sendeler, aynadaki onu tutar biraz ilerideki bir kayanın üzerine otururlar.
Aynadaki:Bu son şansın, yaşama geri dönmen gerekiyor,güçlü olmalısın.Bir sene önce kalbin öyle çok acıdıki, karanlık çöktü, öyle çok
ağlıyorsunki o günden beri bir dakika bile yağmur durmadı...Sen yağmuru hep severdin bilirim,senin tarafında yağmur yağdığında ,ıslanmak için nasılda
atardın kendini dışarı, o günlerde mutluydun ama...
Sonra bir gün yağmur yağıyordu, sen ıslanmak istemedin, onunla ağlamaya başladın yağmura tutundun,
hiç bitmesin istedin yağmur, gözyaşlarınla beraber aksın istedin,korkularını gömdün yağmura, kendini yaşamdan soyutladın, etrafına bir duvar ördün,yağmurla yaşamaya başladın, ya da ölmeye mi demeliyim? Hep yağmur yağdı sen ıslanmadın, bak benim dünyamda da yağıyor ıslanıyor musun?
Kadın: (yeni farkederek) gerçekten ıslanmıyorum (der)
Aynadaki:Şimdi geri dön diğer tarafa, yeniden başla yaşamaya, yağmurda ıslanmaktan korkmadan,hatıraların ardına gizlenmeden,güçlü
gözükmeye çalışarak değil, güçlü olarak devam et yaşamaya.Sen güçlü ol , mutluluğu yakalamaya çalış ki, güneş tekrar doğsun dünyamıza...Beni hep hatırla
ama asla görme.Haydi kapa gözlerini geri dönme zamanı.
Kadın gözlerini kapar, açtığında aynanın karşısındadır,yüzünü yıkar,saçlarını tarar, bir rüya gördüğünü düşünür ama hayata bağlanmaya karar verir.Masasına gider bir kağıt çıkarır aynadakini, bu yaşadıklarını unutmamak için, aynadakini ve yağmuru kağıda döker:
Neydi beni yaşama bağlayan
Ve neydi tekrar koparan
Ben bir nilüferdim bir zaman
Yağmura tutunup rüzgarla savrulan
Mağrur gururlu ve sağlam adımlar atan
Ben sevdalı sulara düşen yapraktım
Yağmur yağdığında kokan topraktım
Ağlardım ama kendime acımazdım
Bu gün aynadaki aksimle tanıştım
Diğer boyuttaki dünyama karıştım
Anladım ki yalnızlığa alıştım
Ölüme ilk kez bu kadar yaklaştım
Yenilmedim azraille yarıştım
Döndüm korkularımla yüzleştim
Aynadakiyle benzeştim....
Bilmiorum ben mi oydum, o mu bendim?
Kadın dışarı bakar, yağmur yağmaya başlar, hemen dışarı çıkar başını yukarı kaldırır, gülerek yağmurda ıslanır, ayakkabılarını çıkarır, çı.plak ayak koşar,
koşar,koşar...
Umut dolu dünyasına ilk adımlarıdır bunlar....


